
Muhasebe; Kesinlikle yalan söylemeyen bir dil, bir hafıza ve bir vicdan.
Gerçekte Muhasebe hiçbir zaman yalan söylemez; ancak birileri tarafından makyajlarla söylettirilir.
Oysa muhasebe bilimi, sadece rakamların değil; hakikatin dürüstçe kayıt altına alınması ve adaletin tecelli etmesi için inşa edilmiş bir Varoluş Felsefesi…
“…Zira bu gece, sadece geçmişin borç-alacak ilişkisini kapatmak değil; ruhun mizanındaki o ‘makyajlı’ rakamları silip, hakikati en çıplak haliyle asli defterine kaydetme vakti…
Bu ‘ebedi denetim’ pratiğinde, her kalp kendi iç denetçisi; amaç ise geçici dünya kalemlerini temize çekip, manevi bilançoyu bir sonraki döneme kusursuz bir ‘devir bakiyesi’ ile taşımak..
İşte bu gece, hayat defterimizdeki tüm muvazaalı kayıtları silip, beratımızı hakikatin mührüyle tasdikleme eşiği…
Berat; varlığın üzerindeki muvazaa örtüsünü kaldırma, “maddi hataları” düzeltme ve asli öze dönme eşiğidir.
Bu geceyi muhasebenin temel ilkeleriyle okumak, bir “ebedi denetim” (eternal audit) pratiğidir:
Özün Önceliği ve Hakikat:
Biçimsel olanın parıltısı ne kadar yüksek olursa olsun; “Öz”, o gürültünün arkasındaki yöntemsizliği bilir. Hakikat, tapu kabul etmez ve hiçbir “hayali aktif” ile perdelenemeyecek kadar ağır bir varlıktır.
Sosyal Sorumluluk ve Felak’ın Uyarıları:
Bu ilke, bizi sadece görünenle değil, Felak Suresi’nin işaret ettiği o sinsi kötülüklerle de sorumlu tutar. En büyük şer; açıkça görünen değil, “düğümlere üfleyen” gizli planların, sistematik hukuksuzluğun ve hasetle beslenen kurumsal zulmün (mobbing, karalama kampanyaları, nepotizm) ardına gizlenendir.
Kişilik ve İşletmenin Sürekliliği:
Makamların geçici kabuğundan sıyrılıp, yalın “insanlık onuru” ile yüzleşme vaktidir. Süreklilik, ancak dürüst bir karakterin sürekliliği ile mümkündür.
Tam Açıklama ve İhtiyatlılık:
Karanlık dehlizlerde pusuya yatmış sinsi kurgularla başkalarına haksızlık edenler, bu zulmü hangi “dipnotta” saklayabileceklerini sanırlar? Kendi sahte ve eğreti mevcudiyetlerini korumak adına, güvenli olduğunu zannettikleri kapalı kapılar ardında “güvensiz borçlanmalar” biriktirenler, bu ahlaki yükümlülükten hangi “dipnotla” kaçabileceklerini düşünürler? Oysa ihtiyatlılık, yalnızca bugünü değil; yarının büyük mizanını bugünden okuyabilme bilgeliğidir.
Tarafsızlık ve Belgelendirme:
Vicdan, neler yapıp ettiğini seninle birlikte bilen, asla uyumayan o “İç Şahittir”. O, hiçbir dış belgeye ihtiyaç duymadan hakikati anbean kayıt altına alır.
Unutulmamalıdır ki;
Hayat Bilançosunda sahte itibarlar ve başkalarına karşı yapılmış sistematik adaletsizlikler biriktirenlerin gürültüsü; Felak’ın (sabah aydınlığının) o duru, net ve yarılıp çıkan ışığı karşısında her zaman hükümsüz kalmaya mahkûm.
Zulümle kararan kalplerin ilahi nurla uyandığı, manevi düğümlerin çözüldüğü ve mizanımızın hakikatle dengelendiği bir kandil diliyorum.
Vicdanlar uyanacak, düğümler çözülecek ve ruhlar fecir gibi aydınlanacak…
Bir kandil yanacak senin için; ta ki güneş doğup vicdanını aydınlatana dek…
Ama sanma ki o ışık sadece dışarıdan gelecek; o aynı zamanda içeriden, mühürlenen kalplerin üzerinde karanlık yüzlerin, çirkinliklerin ve dipsiz karanlık kötülüklerin aydınlandığı sabahın ilk çığlığı olacak.
Beratınız mübarek olsun.
Kavramsal Dipnotlar:
(1) Epistemolojik İnceleme: Bilginin doğası, kapsamı ve kaynağını inceleyen felsefe dalı; burada hakikatin “vicdani kayıt” yoluyla bilinmesi kastolunmuştur.
(2) Özün Önceliği: İşlemlerin sadece hukuki biçimlerine değil, ekonomik ve vicdani gerçekliğine göre kaydedilmesi ilkesi.
(3) Neffâsât fi’l-ukad: Felak Suresi’nde geçen “düğümlere üfleyenler” ifadesi; sinsi manipülasyonları ve kurumsal zulmü temsil eder.
(4) Hayali Aktif / Ahlaki Pasif: Muhasebede karşılığı olmayan varlıklar ve gizlenmiş borçlar; sosyal yaşamda ise sahte itibarlar ve başkalarına yapılmış haksızlıklar.
#BeratKandili #MuhasebeFelsefesi #Epistemoloji #Mizan #VicdanMuhasebesi #FecrVeFelak #Adalet #Etik #Arınma #Hakikat
![]()
