Mercan resiflerinin gölgeli kuytularında, yosun kokulu mağaraların arasında yükselen Müren Balığı Akademisi, dışarıdan bakıldığında bir sualtı sarayı gibiydi. Bir zamanlar akademide, resifin en soylu mercan ailelerinden gelen hocalar hüküm sürerdi. Bu “sermaye sahibi” mürenler, bilgiyi bir hobi gibi, adeta bir lüks tüketim malı gibi işlerdi. Mercanlardan oyulmuş kürsüler, deniz kabuklarıyla süslü anfiler, yosunlara sarılmış taş…