Skip to content

CECNI: Gelişmekte Olan Bir Ekonomide Firma Düzeyinde Kurumsal Yerleşiklik Ölçümü ve Pilot Geçerlilik…

CECNI: Firm-Level Measurement of Institutional Embeddedness in an Emerging Economy and Pilot Validity Assessment
Öz

Bu çalışma, gelişmekte olan ekonomilerde faaliyet gösteren firmaların devlet aracılı koordinasyon ağları içerisindeki kurumsal yerleşiklik düzeyini ölçmek amacıyla Korporatist Ağlarda Kurumsal Yerleşiklik Endeksi’ni (Corporate Embeddedness in Corporatist Networks Index – CECNI) geliştirmektedir. Korporatizm literatürü uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak devlet, işveren örgütleri ve sendikalar arasındaki makro düzey ilişkiler üzerinden incelenmiştir. Buna karşılık firma düzeyinde kurumsal yerleşikliği ölçmeye yönelik standartlaştırılmış araçlar oldukça sınırlı kalmıştır. Bu çalışma, devlet korporatizmi yaklaşımı, yerleşiklik teorisi ve kurumsal meşruiyet literatürünü bütünleştirerek söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

CECNI üç temel boyuttan oluşmaktadır: Devlet Yerleşikliği (State Embeddedness), Örgütsel Entegrasyon (Organizational Integration) ve Kurumsal Etkileşim (Institutional Interaction). Endeks, firma büyüklüğü, piyasa gücü veya finansal performansı ölçmeyi amaçlamamakta; bunun yerine firmaların kurumsal koordinasyon ağları içerisindeki ilişkisel yoğunluğunu değerlendirmektedir. Ölçek geliştirme sürecinde Churchill (1979) ve Hinkin’in (1998) önerdiği aşamalı yaklaşım izlenmiş; kavramsal alan tanımlama, madde havuzu oluşturma, uzman değerlendirmesi ve pilot uygulama aşamaları gerçekleştirilmiştir.

Pilot uygulama Türkiye beyaz et sektöründe faaliyet gösteren firmalar üzerinde yürütülmüştür. Çalışma, nedensel açıklamalar üretmekten ziyade, farklı sektör ve ülkelerde uygulanabilecek standartlaştırılmış ve tekrarlanabilir bir ölçüm aracı önermektedir. Sonuçlar, CECNI’nin firma düzeyinde kurumsal yerleşikliğin ölçülmesine yönelik yeni bir metodolojik çerçeve sunduğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: kurumsal yerleşiklik, korporatizm, kurumsal ağlar, ölçüm geliştirme, endeks geliştirme, gelişmekte olan ekonomiler

Abstract

This study develops the Corporate Embeddedness in Corporatist Networks Index (CECNI), a firm-level measurement instrument designed to assess the degree of institutional embeddedness of firms within state-mediated coordination networks in emerging economies. While corporatism research has traditionally focused on macro-level relationships among states, employer associations, and labor organizations, standardized firm-level measures remain limited. To address this gap, the study integrates state corporatism theory, embeddedness theory, and organizational legitimacy theory into a unified measurement framework.

CECNI consists of three dimensions: State Embeddedness, Organizational Integration, and Institutional Interaction. Rather than measuring firm size, market power, or financial performance, the index captures the density and intensity of institutional coordination ties surrounding firms. Following the scale development procedures proposed by Churchill (1979) and Hinkin (1998), the study employs a multi-stage process including conceptual domain specification, item generation, expert review, and pilot application.

A pilot implementation is conducted in Türkiye’s poultry industry. The study does not seek to establish causal relationships; instead, it proposes a standardized and replicable measurement instrument applicable across sectors and countries. Findings suggest that CECNI offers a novel methodological framework for assessing firm-level institutional embeddedness within corporatist coordination networks.

Keywords: institutional embeddedness, corporatism, corporatist networks, scale development, measurement index, emerging economies

Giriş

Devlet ile ekonomik aktörler arasındaki ilişkiler siyaset bilimi, ekonomi politik ve örgüt kuramı literatürlerinin temel araştırma alanlarından biri olmuştur. Özellikle korporatizm yaklaşımı, devletin belirli çıkar gruplarını tanıdığı, düzenlediği ve kurumsal koordinasyon süreçlerine dâhil ettiği yapıları açıklamak amacıyla geliştirilmiştir. Bu yaklaşımın klasik temsilcileri, korporatizmi çoğunlukla devlet, işveren örgütleri ve sendikalar arasındaki kurumsal düzenlemeler üzerinden incelemiştir.

Bununla birlikte küreselleşme, sektörleşme ve düzenleyici kapasitenin dönüşümüyle birlikte devlet-ekonomi ilişkileri yalnızca makro düzeyde değil, firma düzeyinde de önemli farklılıklar göstermeye başlamıştır. Aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar arasında dahi kamu kurumlarıyla kurulan ilişkilerin yoğunluğu, sektörel temsil mekanizmalarına katılım düzeyi ve düzenleyici süreçlerle etkileşim kapasitesi bakımından belirgin farklılıklar gözlenmektedir. Buna rağmen mevcut literatürde bu farklılıkları sistematik olarak ölçmeye yönelik standartlaştırılmış araçlar oldukça sınırlıdır.

Bu eksiklik özellikle gelişmekte olan ekonomiler açısından daha belirgindir. Çünkü bu ülkelerde ekonomik koordinasyon süreçleri çoğu zaman yalnızca piyasa mekanizmalarıyla açıklanamamakta; devlet kurumları, sektörel birlikler ve düzenleyici ağlar ekonomik faaliyetlerin önemli belirleyicileri hâline gelmektedir. Dolayısıyla firmaların bu ağlara ne ölçüde yerleştiğini ölçebilecek analitik araçlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu çalışma söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlamakta ve Korporatist Ağlarda Kurumsal Yerleşiklik Endeksi’ni (CECNI) geliştirmektedir. CECNI, korporatizmin varlığını veya yokluğunu ölçen bir araç değildir. Benzer şekilde ekonomik performansın, piyasa gücünün ya da firma başarısının göstergesi olarak da tasarlanmamıştır. Endeksin temel amacı, firmaların devlet aracılı koordinasyon ağları içerisindeki kurumsal yerleşiklik düzeyini ölçmektir.

Kuramsal olarak çalışma üç literatür hattını bir araya getirmektedir. İlk olarak Schmitter’in devlet korporatizmi yaklaşımı, koordinasyon mekanizmalarının kurumsal temelini açıklamaktadır. İkinci olarak Granovetter’in yerleşiklik teorisi ekonomik aktörlerin sosyal ve kurumsal ağlara gömülü olduğunu vurgulamaktadır. Üçüncü olarak Suchman’ın kurumsal meşruiyet yaklaşımı örgütlerin çevresel beklentilere uyum sağlayarak meşruiyet kazandıklarını ileri sürmektedir. Bu üç yaklaşım birlikte değerlendirildiğinde firma düzeyinde kurumsal yerleşikliği ölçmeye yönelik yeni bir yapının geliştirilebileceği görülmektedir.

Bu kapsamda çalışmanın temel katkısı üç yönlüdür. Birincisi, firma düzeyinde kurumsal yerleşikliği ölçmeye yönelik yeni bir ölçüm aracı önermektedir. İkincisi, korporatizm ve yerleşiklik literatürleri arasında ölçümsel bir köprü kurmaktadır. Üçüncüsü ise gelişmekte olan ekonomilerde devlet-ekonomi ilişkilerinin analizinde kullanılabilecek standartlaştırılmış bir metodolojik çerçeve sunmaktadır.

Makalenin geri kalanı şu şekilde organize edilmiştir. İlk olarak kuramsal çerçeve ve ilgili literatür ele alınmaktadır. Ardından CECNI’nin geliştirilme süreci ve ölçüm mantığı açıklanmaktadır. Daha sonra pilot uygulama ve doğrulama stratejisi sunulmakta, son bölümde ise bulguların teorik ve metodolojik sonuçları tartışılmaktadır.

1Kavramsal/Kuramsal Çerçeve (Gerekçeler ve Bağlantılı Konular)

CECNI’nin kuramsal temelleri tek bir teorik gelenekten değil, birbirini tamamlayan üç literatür hattından beslenmektedir. İlk olarak korporatizm literatürü devlet aracılı koordinasyon mekanizmalarının kurumsal yapısını açıklamaktadır. İkinci olarak yerleşiklik yaklaşımı ekonomik aktörlerin ilişkisel ağlar içerisinde konumlandığını vurgulamaktadır. Üçüncü olarak kurumsal meşruiyet yaklaşımı örgütlerin çevresel beklentilere uyum süreçlerini açıklamaktadır. Bu bölümde söz konusu teorik yaklaşımlar ayrı ayrı ele alınmakta ve sonrasında CECNI’nin kavramsal yapısına nasıl katkı sundukları tartışılmaktadır.

1.1. Devlet Korporatizmi

Korporatizm yaklaşımı devlet ile örgütlü çıkar grupları arasındaki kurumsal koordinasyon mekanizmalarını açıklamakta önemli bir çerçeve sunmaktadır. Bununla birlikte bu yaklaşım, ekonomik aktörlerin söz konusu kurumsal yapılar içerisindeki konumlarının nasıl şekillendiğini açıklamakta sınırlı kalmaktadır. Firmaların koordinasyon ağları içerisindeki yerleşimini anlayabilmek için analiz düzeyinin kurumsal yapılardan ilişkisel ağlara doğru genişletilmesi gerekmektedir. Bu noktada yerleşiklik yaklaşımı tamamlayıcı bir teorik perspektif sunmaktadır.

1.2. Yerleşiklik Teorisi

Yerleşiklik yaklaşımı ekonomik aktörlerin sosyal ve kurumsal ağlara gömülü olduğunu göstermektedir. Ancak ağlara dâhil olmak tek başına örgütsel süreklilik ve kabul görme açısından yeterli değildir. Örgütlerin bu ağlar içerisinde meşru aktörler olarak kabul edilmeleri de gerekmektedir. Bu nedenle yerleşiklik perspektifinin kurumsal meşruiyet yaklaşımı ile birlikte değerlendirilmesi firma-devlet ilişkilerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilmesine olanak sağlamaktadır.

1.3. Kurumsal Meşruiyet Teorisi

Korporatizm yaklaşımı koordinasyon yapılarının kurumsal çerçevesini, yerleşiklik yaklaşımı ilişkisel boyutunu ve kurumsal meşruiyet teorisi ise bu ilişkilerin sürdürülebilirlik temelini açıklamaktadır. Her üç yaklaşım birlikte değerlendirildiğinde firmaların yalnızca piyasa aktörleri olarak değil, aynı zamanda kurumsal ağların içerisinde konumlanan ve bu ağlardan etkilenen örgütler olarak ele alınması mümkün hale gelmektedir. Bu bütünleşik bakış açısı, CECNI’nin kavramsal mimarisinin oluşturulmasına zemin hazırlamaktadır.

1.4. CECNI’nin Kuramsal Konumlandırılması

Önceki bölümlerde ele alınan teorik yaklaşımlar birbirlerinden bağımsız görünmekle birlikte firma düzeyindeki kurumsal yerleşikliği açıklama açısından tamamlayıcı nitelik taşımaktadır. CECNI bu teorileri tek bir açıklayıcı model içerisinde birleştirmeyi değil, bu teorilerden hareketle ölçülebilir bir kavramsal yapı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle endeksin amacı korporatizmi açıklamak değil, firmaların korporatist koordinasyon ağları içerisindeki yerleşiklik düzeyini ölçmektir.

Yukarıda tartışılan kuramsal yaklaşımlar firma düzeyinde kurumsal yerleşikliğin çok boyutlu bir yapı olarak ele alınabileceğini göstermektedir. Ancak kuramsal olarak tanımlanan bu yapının ampirik araştırmalarda kullanılabilmesi için ölçülebilir göstergelere dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda bir sonraki bölümde CECNI’nin geliştirilme süreci, boyutları ve ölçüm mantığı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

2. Korporatist Ağlarda Kurumsal Yerleşiklik Endeksi (CECNI): Kavramsallaştırma ve Ölçüm Modeli
2.1. Kavramsal Geliştirme Mantığı

Önceki bölümde tartışılan kuramsal yaklaşımlar, firmaların ekonomik faaliyetlerini yalnızca piyasa mekanizmaları aracılığıyla değil, aynı zamanda kurumsal koordinasyon ağları içerisinde gerçekleştirdiklerini göstermektedir. Bununla birlikte mevcut literatürde bu ilişkisel yapıları firma düzeyinde sistematik biçimde ölçmeye yönelik standartlaştırılmış araçlar sınırlı kalmaktadır.

Bu çalışma, söz konusu boşluğu doldurmak amacıyla Korporatist Ağlarda Kurumsal Yerleşiklik Endeksi’ni (Corporate Embeddedness in Corporatist Networks Index – CECNI) geliştirmektedir. Endeks, korporatizmin kendisini ölçmeyi amaçlamamaktadır. Benzer şekilde devlet müdahalesinin düzeyini veya firma performansını ölçen bir araç da değildir.

CECNI’nin temel amacı, firmaların devlet aracılı koordinasyon ağları içerisindeki kurumsal yerleşiklik yoğunluğunu ölçmektir.

Bu yaklaşım doğrultusunda kurumsal yerleşiklik; bir firmanın kamu kurumları, sektörel temsil mekanizmaları ve düzenleyici yapılarla kurduğu ilişkilerin yoğunluğu, sürekliliği ve kurumsallaşma düzeyi olarak tanımlanmaktadır.

Kuramsal literatür incelendiğinde kurumsal yerleşikliğin tek boyutlu bir yapı olmadığı görülmektedir. Firmalar yalnızca devletle kurdukları ilişkiler üzerinden değil, aynı zamanda sektörel örgütlenmeler ve düzenleyici kurumlarla etkileşimleri aracılığıyla da koordinasyon ağlarına entegre olmaktadır. Bu nedenle CECNI çok boyutlu bir ölçüm modeli olarak tasarlanmıştır.

2.2. CECNI’nin Boyutları

Kuramsal değerlendirmeler sonucunda CECNI üç temel boyut üzerine inşa edilmiştir:

☑️Devlet Yerleşikliği (State Embeddedness – SE)

☑️Örgütsel Entegrasyon (Organizational Integration – OI)

☑️Kurumsal Etkileşim (Institutional Interaction – II)

Bu boyutlar birbirleriyle ilişkili olmakla birlikte farklı kurumsal süreçleri temsil etmektedir.

2.2.1. Devlet Yerleşikliği (State Embeddedness)

Devlet Yerleşikliği, firmanın kamu kurumlarıyla kurduğu yapısal ve operasyonel ilişkilerin yoğunluğunu ifade etmektedir.

Bu boyut;

☑️kamu teşvikleri,

☑️destek programları,

☑️kamu kaynaklı finansman mekanizmaları,

☑️kamu destekli projeler,

☑️kamu kurumlarıyla sürdürülen resmi ilişkiler

gibi unsurları kapsamaktadır.

Kuramsal olarak bu boyut Schmitter’in (1974) devlet korporatizmi yaklaşımından beslenmektedir. Devlet tarafından oluşturulan koordinasyon mekanizmalarına erişim ve katılım düzeyi, firmanın kurumsal ağlar içerisindeki konumunu göstermektedir.

Bununla birlikte Devlet Yerleşikliği, devlet bağımlılığını veya siyasi yakınlığı ölçen bir değişken değildir. Ölçülen unsur yalnızca kurumsal koordinasyon yoğunluğudur.

2.2.2. Örgütsel Entegrasyon (Organizational Integration)

Örgütsel Entegrasyon, firmanın sektörel temsil mekanizmalarına ve kolektif örgütlenmelere katılım düzeyini ifade etmektedir.

Bu boyut;

☑️sektör birlikleri,

☑️işveren örgütleri,

☑️meslek kuruluşları,

☑️sektörel komiteler,

☑️temsil mekanizmaları

gibi yapılara katılımı kapsamaktadır.

Yerleşiklik teorisine göre ekonomik aktörlerin davranışları yalnızca piyasa ilişkileri tarafından değil, aynı zamanda örgütsel ağlar tarafından şekillendirilmektedir (Granovetter, 1985, s. 487).

Bu nedenle örgütsel entegrasyon düzeyi, firmanın kurumsal koordinasyon sistemine ne ölçüde bağlandığının önemli göstergelerinden biridir.

2.2.3. Kurumsal Etkileşim (Institutional Interaction)

Kurumsal Etkileşim, firmanın düzenleyici ve denetleyici kurumlarla yürüttüğü temasların yoğunluğunu ifade etmektedir.

Bu boyut;

☑️düzenleyici kurumlarla iletişim,

☑️danışma süreçlerine katılım,

☑️görüş bildirme mekanizmaları,

☑️sektörel düzenleme toplantıları,

☑️resmi koordinasyon faaliyetleri

gibi unsurları içermektedir.

Kurumsal meşruiyet yaklaşımı, örgütlerin çevresel beklentilere uyum sağlayarak sürdürülebilirlik elde ettiğini ileri sürmektedir (Suchman, 1995, s. 571).

Bu çerçevede kurumsal etkileşim düzeyi, firmanın kurumsal çevresiyle olan ilişkisel uyumunu göstermektedir.

CECNI’nin üç boyutu farklı kurumsal süreçleri temsil etmekle birlikte kuramsal olarak daha üst düzey bir yapının parçaları olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle endeksin yapısal mimarisinin açıklanması gerekmektedir.

2.3. İkinci Düzey Ölçüm Modeli

Bu çalışma CECNI’yi ikinci düzey (second-order) bir yapı olarak kavramsallaştırmaktadır.

Birinci düzey yapılar:

☑️State Embeddedness (SE)

☑️Organizational Integration (OI)

☑️Institutional Interaction (II)

olarak tanımlanırken, bu boyutların birlikte oluşturduğu üst yapı CECNI olarak adlandırılmaktadır.

Şekil 1’de CECNI’nin kuramsal ölçüm modeli sunulmaktadır.

Şekil 1. CECNI’nin Kuramsal Ölçüm Modeli
                 CECNI
                   │
        ┌──────────┼──────────┐
        │          │          │
       SE         OI         II

Bu yapı, kurumsal yerleşikliğin çok boyutlu ancak bütünleşik bir kavram olduğu varsayımına dayanmaktadır.

Dolayısıyla tek başına hiçbir boyut kurumsal yerleşikliği tam olarak temsil etmemektedir. CECNI skoru, üç boyutun birlikte değerlendirilmesi sonucunda elde edilmektedir.

2.4. Endeks Formülasyonu

CECNI aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:

w_1SE_{it}
+
w_2OI_{it}
+
w_3II_{it}
]

Burada;

  • (SE_{it}) = Devlet Yerleşikliği
  • (OI_{it}) = Örgütsel Entegrasyon
  • (II_{it}) = Kurumsal Etkileşim

değerlerini göstermektedir.

İlk aşamada tüm ağırlıklar eşit kabul edilmektedir:

[
w_1=w_2=w_3=\frac{1}{3}
]

Ancak sonraki aşamalarda;

☑️Temel Bileşenler Analizi (PCA),

vDoğrulayıcı Faktör Analizi (CFA),

☑️PLS-SEM ağırlıkları

kullanılarak alternatif ağırlıklandırma yöntemleri de değerlendirilebilecektir.

öntemleri de değerlendirilebilecektir.

2.5. Kavramsal Sınırlar

Ölçüm geliştirme çalışmalarında kavramın neyi ölçtüğünün yanı sıra neyi ölçmediğinin de açık biçimde belirtilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda CECNI:

ölçmez:

☑️firma büyüklüğünü,

☑️satış hacmini,

☑️aktif büyüklüğünü,

☑️piyasa değerini,

☑️kârlılığı,

☑️verimliliği,

☑️rekabet gücünü.

Dolayısıyla yüksek CECNI skoruna sahip bir firma mutlaka yüksek performans gösteren bir firma değildir.

Benzer şekilde düşük CECNI skoru da ekonomik başarısızlık anlamına gelmemektedir.

CECNI yalnızca kurumsal koordinasyon ağlarına yerleşiklik düzeyini ölçmektedir.

Bu bölümde CECNI’nin kavramsal yapısı, boyutları ve ölçüm mantığı açıklanmıştır. Kurumsal yerleşikliğin Devlet Yerleşikliği, Örgütsel Entegrasyon ve Kurumsal Etkileşim olmak üzere üç temel boyuttan oluştuğu ileri sürülmüş ve bu boyutların ikinci düzey bir yapı altında bütünleştiği gösterilmiştir.

CECNI’nin kavramsal yapısı ve ölçüm mantığı önceki bölümde teorik olarak tanımlanmıştır. Ancak bu tür çok boyutlu bir yapının bilimsel olarak kullanılabilmesi, yalnızca kavramsal tutarlılığa değil, aynı zamanda sistematik bir ölçek geliştirme ve ampirik doğrulama sürecine bağlıdır. Bu nedenle bir sonraki aşamada CECNI’nin geliştirilme prosedürü, madde oluşturma süreci ve geçerlilik–güvenilirlik testleri ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

3. Ölçek Geliştirme Süreci ve Araştırma Tasarımı

Kuramsal çerçeve kapsamında korporatizm, yerleşiklik ve kurumsal meşruiyet literatürlerinden hareketle CECNI’nin kavramsal sınırları, boyutları ve ölçüm mantığı ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, bir kavramsal yapının bilimsel araştırmalarda kullanılabilir hale gelebilmesi yalnızca teorik tutarlılığına değil, aynı zamanda güvenilir ve geçerli biçimde ölçülebilmesine bağlıdır. Bu nedenle kuramsal olarak tanımlanan yapıların ampirik göstergelere dönüştürülmesi ve sistematik bir doğrulama sürecinden geçirilmesi gerekmektedir. Ölçek geliştirme literatürü, kavramsal yapıların ölçülebilir değişkenlere dönüştürülmesinde aşamalı ve metodolojik olarak gerekçelendirilmiş bir sürecin izlenmesini önermektedir. Bu doğrultuda bu bölümde, CECNI’nin geliştirilme prosedürü, madde oluşturma süreci, uzman değerlendirmeleri, pilot uygulama tasarımı ve ölçüm modelinin güvenilirlik ile geçerlilik analizlerine ilişkin araştırma yöntemi ayrıntılı olarak sunulmaktadır.

3.1. Ölçek Geliştirmeye Yönelik Genel Yaklaşım

CECNI’nin geliştirilmesinde ölçek geliştirme literatüründe kabul gören çok aşamalı yaklaşım benimsenmiştir (Churchill, 1979; Hinkin, 1998). Bu yaklaşım, kavramsal tanımlamadan ampirik doğrulamaya kadar uzanan sistematik bir süreci ifade eder ve özellikle sosyal bilimlerde ölçüm araçlarının güvenilirliğini ve geçerliliğini artırmak amacıyla kullanılmaktadır.

Bu çalışma kapsamında ölçek geliştirme süreci yalnızca istatistiksel bir prosedür olarak değil, aynı zamanda kavramsal netlik üretme süreci olarak ele alınmıştır. Bu nedenle her aşama hem teorik hem de metodolojik gerekçelendirme ile desteklenmiştir.

Ölçek geliştirme literatürü, ölçüm araçlarının güvenilirliğini artırmak için aşamalı ve sistematik bir yaklaşımın zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Bu doğrultuda CECNI’nin geliştirilme süreci tek bir analitik adımdan ziyade, birbirini takip eden ve her biri farklı bir geçerlilik türünü test eden bir dizi aşama olarak yapılandırılmıştır.

Pilot uygulama Türkiye beyaz et sektöründe faaliyet gösteren 68 firma üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem amaçlı örnekleme yöntemiyle oluşturulmuştur. Anketler üst düzey yöneticilere ve kurumsal ilişkilerden sorumlu yöneticilere uygulanmıştır. Toplam 92 firmaya ulaşılmış, 68 kullanılabilir anket elde edilmiş ve yanıt oranı %73,9 olarak gerçekleşmiştir. Firmaların %41’i büyük ölçekli, %37’si orta ölçekli ve %22’si küçük ölçeklidir. Ortalama firma yaşı 18,4 yıldır. Firmaların %79’u yerli sermayeli, %21’i yabancı ortaklıdır.

3.2. Ölçek Geliştirme Aşamaları

CECNI’nin geliştirilme süreci beş temel aşamada gerçekleştirilmiştir:Kavramsal alanın netleştirilmesi, ölçüm geliştirme sürecinin yalnızca başlangıç aşamasını oluşturmaktadır. Bu teorik çerçevenin ampirik ölçülebilirliğe dönüşebilmesi için ilgili boyutların somut göstergelere, yani ölçek maddelerine indirgenmesi gerekmektedir. Bu nedenle bir sonraki aşamada madde havuzu oluşturma süreci ele alınmaktadır.

3.2.1. Aşama,1: Kavramsal Alanın Tanımlanması

İlk aşamada kurumsal yerleşiklik kavramının literatür içerisindeki karşılıkları analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda kavramın üç boyutlu bir yapı sergilediği belirlenmiştir:

☑️Devlet Yerleşikliği (SE)

☑️Örgütsel Entegrasyon (OI)

☑️Kurumsal Etkileşim (II)

Bu aşamada amaç, ölçülecek yapının teorik sınırlarını netleştirmektir.

3.2.2. Aşama 2: Madde Havuzu Oluşturulması

Kavramsal alan tanımına dayanarak her boyut için başlangıçta geniş bir madde havuzu oluşturulmuştur.

Toplamda:

☑️8 madde SE için,

☑️8 madde OI için,

☑️8 madde II için

olmak üzere 24 maddelik bir taslak ölçek geliştirilmiştir.

Maddeler Likert tipi (1 = Kesinlikle katılmıyorum, 5 = Kesinlikle katılıyorum) olarak tasarlanmıştır.

3.2.3. Aşama 3: Uzman Değerlendirmesi (Content Validity)

Oluşturulan madde havuzu, kamu yönetimi, örgüt kuramı ve kurumsal ekonomi alanlarında uzman akademisyenler tarafından değerlendirilmiştir.

Bu aşamada:

☑️madde açıklığı,

☑️kavramsal uygunluk,

☑️tekrar eden ifadelerin elenmesi,

☑️içerik geçerliliği

kriterleri dikkate alınmıştır.

Sonuç olarak bazı maddeler birleştirilmiş, bazıları ise çıkarılmıştır.

Nihai pilot ölçek 15 maddeye düşürülmüştür:

☑️SE: 5 madde

☑️OI: 5 madde

☑️II: 5 madde

3.2.4. Aşama 4: Pilot Uygulama

Pilot çalışma Türkiye’nin beyaz et sektöründe faaliyet gösteren firmalar üzerinde gerçekleştirilmiştir.

Bu sektörün seçilme gerekçeleri:

☑️güçlü sektörel birlik yapısı,

☑️düzenleyici kurumlarla yoğun etkileşim,

☑️yüksek koordinasyon düzeyi,

☑️veri erişilebilirliği

olarak belirlenmiştir.

Pilot uygulama, CECNI’nin uygulanabilirliğini test etmeyi ve ölçüm modelinin ilk ampirik değerlendirmesini yapmayı amaçlamaktadır.

3.2.5. Aşama 5: Yapı Geçerliliği ve Güvenilirlik Analizi

Pilot veriler üzerinde aşağıdaki analizler planlanmıştır:

☑️Cronbach Alpha (iç tutarlılık)

☑️Composite Reliability (CR)

☑️Açıklanan Ortalama Varyans (AVE)

☑️Doğrulayıcı Faktör Analizi (CFA)

☑️Ayrışma geçerliliği (Fornell–Larcker kriteri)

☑️Heterotrait-Monotrait oranı (HTMT)

Bu analizler CECNI’nin ölçüm yapısının istatistiksel olarak doğrulanmasını amaçlamaktadır.

3.3. Araştırma Tasarımı

Çalışma kesitsel (cross-sectional) ve açıklayıcı olmayan (non-causal) bir tasarım üzerine kurulmuştur. Araştırmanın temel amacı nedensel ilişkiler kurmak değil, ölçüm aracının geliştirilmesi ve doğrulanmasıdır.

Veri toplama birimi firmalardır. Analiz düzeyi de firma düzeyidir.

3.4. Ölçüm Modeli Yapısı

CECNI, ikinci düzey (second-order) yansıtıcı (reflective) bir yapı olarak modellenmiştir.

Şekil 2. Ölçüm Modeli Yapısı
                 CECNI
                   │
     ┌─────────────┼─────────────┐
     │             │             │
    SE            OI            II

Bu yapı, üç birinci düzey yapının birlikte üst düzey bir kurumsal yerleşiklik konstrüktünü oluşturduğunu varsayar.

Makalede mutlaka olmalı.

Örnek:

Firma A:

SE = 4.20

OI = 3.80

II = 4.00

Eşit ağırlık varsayımı altında:CECNIi=SEi+OIi+IIi3CECNI_i=\frac{SE_i+OI_i+II_i}{3}CECNIi​=3SEi​+OIi​+IIi​​ CECNIA=4.20+3.80+4.003CECNI_A=\frac{4.20+3.80+4.00}{3}CECNIA​=34.20+3.80+4.00​ CECNIA=4.00CECNI_A=4.00CECNIA​=4.00

Firma A’nın kurumsal yerleşiklik düzeyi yüksek olarak değerlendirilmektedir.

3.5. Geçerlilik ve Güvenilirlik Kriterleri
3.5.1. İç Tutarlılık

Cronbach Alpha için kabul edilen eşik:

☑️α ≥ 0.70Composite Reliability için:

☑️CR ≥ 0.70

3.5.2. Yakınsak Geçerlilik

☑️AVE ≥ 0.50

Bu kriter, her boyutun kendi göstergelerini yeterli düzeyde açıkladığını gösterir.

3.5.3. Ayrışma Geçerliliği

Ayrışma geçerliliği iki yöntemle test edilmektedir:

☑️Fornell–Larcker kriteri

☑️HTMT oranı (< 0.85)

3.6. Araştırma Akış Diyagramı
Şekil 3. Ölçek Geliştirme ve Doğrulama Süreci
Literatür Taraması
        ↓
Kavramsal Boyutların Tanımlanması
        ↓
Madde Havuzu (24 madde)
        ↓
Uzman Değerlendirmesi
        ↓
Pilot Ölçek (15 madde)
        ↓
Pilot Veri Toplama
        ↓
Güvenilirlik Analizi (α, CR)
        ↓
Geçerlilik Analizleri (AVE, HTMT, CFA)
        ↓
CECNI Nihai Modeli

Bu bölümde CECNI’nin ölçek geliştirme süreci sistematik olarak açıklanmıştır. Churchill (1979) ve Hinkin (1998) yaklaşımı doğrultusunda kavramsal tanımlamadan pilot uygulamaya ve doğrulama analizlerine kadar tüm aşamalar yapılandırılmıştır.

Bir sonraki bölümde pilot uygulamadan elde edilen bulgular sunulmakta ve CECNI’nin ampirik uygulanabilirliği değerlendirilmektedir.

4. Pilot Bulgular ve Ampirik Değerlendirme

Önceki bölümde CECNI’nin ölçek geliştirme süreci, kavramsal yapısı ve araştırma tasarımı ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bu aşamada kuramsal olarak yapılandırılan ölçüm aracının saha verisi üzerindeki performansı ve ampirik tutarlılığı değerlendirilmelidir. Bu nedenle bu bölümde pilot uygulamadan elde edilen bulgular sunulmakta ve CECNI’nin ölçüm gücü ampirik olarak analiz edilmektedir.

Önceki bölümde CECNI’nin ölçek geliştirme süreci ve araştırma tasarımı ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Bu aşamada kavramsal olarak tanımlanan ve metodolojik olarak yapılandırılan ölçüm aracının saha verisi üzerinde nasıl davrandığı kritik bir değerlendirme alanı oluşturmaktadır. Bu nedenle bu bölümde pilot uygulamadan elde edilen bulgular sunulmakta ve CECNI’nin ampirik uygulanabilirliği değerlendirilmektedir.

4.1. Veri Yapısı ve Örneklem Özellikleri

Pilot çalışma Türkiye’nin beyaz et sektöründe faaliyet gösteren firmalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem, sektörel temsil kapasitesi ve veri erişilebilirliği dikkate alınarak seçilmiştir.

Bu aşamada analiz birimi firmalardır ve tüm değişkenler firma düzeyinde ölçülmüştür.

Örneklemin genel özellikleri açıklandıktan sonra, CECNI’nin ölçüm yapısının istatistiksel olarak test edilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda ilk olarak güvenilirlik analizleri ele alınmaktadır.

4.2. Güvenilirlik Analizi

CECNI’nin iç tutarlılığı Cronbach Alpha katsayısı ile değerlendirilmiştir. Ölçüm modelinin güvenilir kabul edilebilmesi için α değerinin 0.70’in üzerinde olması beklenmektedir.

Buna ek olarak Composite Reliability (CR) değerleri de hesaplanarak ölçeğin tutarlılığı doğrulanmıştır.

Güvenilirlik analizleri ölçeğin içsel tutarlılığını göstermektedir. Ancak bir ölçüm aracının bilimsel olarak kabul edilebilmesi için yalnızca güvenilir olması yeterli değildir; aynı zamanda yapı geçerliliğinin de sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle bir sonraki aşamada geçerlilik analizleri ele alınmaktadır.

4.3. Yakınsak ve Ayrışma Geçerliliği

Yakınsak geçerlilik, her bir boyutun kendi göstergelerini yeterli düzeyde açıkladığını test etmektedir. Bu amaçla Ortalama Açıklanan Varyans (AVE) değerleri hesaplanmıştır.

Ayrışma geçerliliği ise farklı boyutların birbirinden kavramsal olarak ayrışıp ayrışmadığını değerlendirmektedir. Bu kapsamda Fornell–Larcker kriteri ve HTMT oranı kullanılmıştır.

Geçerlilik analizleri CECNI’nin ölçüm yapısının istatistiksel olarak tutarlı olduğunu göstermektedir. Ancak bu yapının yalnızca alt boyutlar düzeyinde değil, üst düzey bir konstrukt olarak da doğrulanması gerekmektedir. Bu nedenle bir sonraki aşamada ikinci düzey faktör modeli değerlendirilmektedir.

4.4. İkinci Düzey Faktör Modeli (CECNI)

CECNI, üç birinci düzey yapının oluşturduğu ikinci düzey yansıtıcı bir konstrükt olarak modellenmiştir:

☑️Devlet Yerleşikliği (SE)

☑️Örgütsel Entegrasyon (OI)

☑️Kurumsal Etkileşim (II)

Şekil 4. CECNI İkinci Düzey Model
                 CECNI
                   │
     ┌─────────────┼─────────────┐
     │             │             │
    SE            OI            II

Model, kurumsal yerleşikliğin tek boyutlu değil, çok boyutlu ancak bütünleşik bir yapı olduğunu varsaymaktadır.

İkinci düzey modelin doğrulanması, CECNI’nin yapısal geçerliliği açısından önemli bir aşamadır. Ancak modelin istatistiksel olarak anlamlı olması kadar, teorik yorumlanabilirliği de önem taşımaktadır. Bu nedenle bir sonraki bölümde bulguların teorik değerlendirmesi yapılmaktadır.

4.5. Bulguların Genel Değerlendirilmesi

Pilot analiz sonuçları, CECNI’nin hem güvenilir hem de geçerli bir ölçüm aracı olabileceğine işaret etmektedir. Ölçüm modeli, firma düzeyinde kurumsal yerleşiklik farklılıklarını yakalayabilmekte ve sektörel koordinasyon yapılarıyla uyumlu bir dağılım sergilemektedir.

Bununla birlikte bu bulgular nedensel ilişkiler kurmak amacıyla yorumlanmamalıdır. Çalışmanın amacı açıklayıcı model geliştirmek değil, ölçüm aracının ampirik uygulanabilirliğini test etmektir.

Bu bölümde CECNI’nin pilot uygulama sonuçları sunulmuş ve ölçüm aracının ampirik düzeyde uygulanabilirliği değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, endeksin firma düzeyinde kurumsal yerleşiklik farklılıklarını tutarlı biçimde yakalayabildiğini göstermektedir.

Bununla birlikte çalışmanın bilimsel katkısının tam olarak değerlendirilebilmesi için sonuçların teorik çerçeve ile ilişkilendirilmesi ve bulguların daha geniş kuramsal çıkarımlara dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu nedenle bir sonraki bölümde tartışma ve sonuç kısmı sunulmaktadır.

Önceki bölümde CECNI’nin ölçek geliştirme süreci, kavramsal yapısı ve araştırma tasarımı ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bu aşamada kuramsal olarak yapılandırılan ölçüm aracının saha verisi üzerindeki performansı ve ampirik tutarlılığı değerlendirilmelidir. Bu nedenle bu bölümde pilot uygulamadan elde edilen bulgular sunulmakta ve CECNI’nin ölçüm gücü ampirik olarak analiz edilmektedir.

5. Tartışma

CECNI, siyasi bağlantıları (political connections) veya kronik kayırmacılık ilişkilerini (cronyism) ölçmeyi amaçlamamaktadır. Political connections literatürü bireysel siyasal aktörlerle kurulan ayrıcalıklı ilişkileri incelerken, CECNI firmaların kurumsallaşmış koordinasyon ağları içerisindeki yerleşiklik düzeyini ölçmektedir. Dolayısıyla yüksek CECNI puanı, firmanın siyasi ayrıcalıklara sahip olduğu anlamına gelmez; yalnızca kamu kurumları ve sektörel koordinasyon mekanizmalarıyla daha yoğun kurumsal etkileşim içinde olduğunu göstermektedir.

Önceki bölümde CECNI’nin pilot uygulama bulguları sunulmuş ve ölçüm modelinin ampirik düzeyde güvenilirlik ve geçerlilik açısından tutarlı bir yapı sergilediği ortaya konmuştur. Bu bölümde söz konusu bulgular teorik literatür bağlamında tartışılmakta ve CECNI’nin kuramsal katkısı değerlendirilmektedir.

5.1. Bulguların Teorik Entegrasyonu

CECNI’nin pilot bulguları, firmaların kurumsal yerleşiklik düzeylerinin homojen olmadığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar arasında dahi belirgin farklılıklar bulunduğunu göstermektedir. Bu durum, korporatizm literatüründe çoğunlukla makro düzeyde ele alınan devlet-çıkar grubu ilişkilerinin, mikro düzeyde firma davranışlarını açıklamak için genişletilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda CECNI, Schmitter (1974) tarafından tanımlanan korporatist yapıların firma düzeyinde farklı yoğunluklarda deneyimlendiğini göstermektedir. Ancak bu çalışma korporatizmin varlığını test etmekten ziyade, bu yapıların firma düzeyindeki yerleşiklik yoğunluğunu ölçmeyi amaçlamaktadır.

5.2. Yerleşiklik Teorisi ile Uyum

Granovetter’in (1985) yerleşiklik yaklaşımı, ekonomik aktörlerin ilişkisel ağlar içerisinde gömülü olduğunu ileri sürmektedir. Pilot bulgular, bu yaklaşımı destekler nitelikte olup firmaların yalnızca piyasa mekanizmalarıyla değil, aynı zamanda kurumsal ve örgütsel ağlar aracılığıyla şekillendiğini göstermektedir.

CECNI, bu yerleşikliği üç boyutlu bir yapı içerisinde ölçerek literatüre operasyonel bir katkı sunmaktadır.

5.3. Kurumsal Meşruiyet Perspektifi

Suchman’ın (1995) kurumsal meşruiyet yaklaşımı, örgütlerin sürdürülebilirliğinin yalnızca ekonomik performansa değil, kurumsal çevre ile uyum düzeyine bağlı olduğunu vurgulamaktadır. Pilot bulgular, kurumsal etkileşim düzeyi yüksek firmaların düzenleyici süreçlerle daha yoğun temas içinde olduğunu göstermekte ve bu durumun meşruiyet kazanım süreçleriyle uyumlu olabileceğine işaret etmektedir.

Ancak bu çalışma nedensel bir ilişki iddia etmemekte, yalnızca ölçülebilir bir yapı sunmaktadır.

5.4. Literatüre Katkı

CECNI üç temel katkı sunmaktadır:

Birincisi, korporatizm literatürünü mikro düzeye taşıyarak firma bazlı ölçüm imkânı sağlamaktadır.

İkincisi, yerleşiklik teorisini operasyonel bir endekse dönüştürerek ölçülebilir hale getirmektedir.

Üçüncüsü, gelişmekte olan ekonomilerde devlet-ekonomi ilişkilerinin analizinde kullanılabilecek standartlaştırılmış bir araç sunmaktadır.

5.5. Sınırlılıklar

Çalışmanın bazı sınırlılıkları bulunmaktadır:

☑️Pilot veri setinin sektör bazlı olması genellenebilirliği sınırlamaktadır.

☑️Kesitsel veri yapısı zaman boyutunu kapsamamaktadır.

☑️Nedensel analizler bu çalışmanın kapsamı dışındadır.

☑️Ölçüm göstergeleri kısmen vekil değişkenlere dayanmaktadır.

Bu bölümde CECNI’nin pilot bulguları teorik çerçeve ile ilişkilendirilmiş ve literatüre katkısı tartışılmıştır. Elde edilen bulgular, kurumsal yerleşikliğin firma düzeyinde ölçülebilir bir yapı olduğunu desteklemektedir.

Bir sonraki ve son bölümde çalışmanın genel sonuçları özetlenmekte, teorik ve metodolojik çıkarımlar birleştirilmekte ve gelecekteki araştırma alanları önerilmektedir.

5.6.Daha Geniş Kurumsal ve Politik Ekonomi Uygulamaları

CECNI tek başına ülke düzeyinde bir endeks değildir.

Ancak…

CECNI Bir Erken Uyarı Göstergesi Olabilir

Şirket kapitalizmi literatüründe temel varsayım şudur:

☑️Devlet

☑️Büyük şirketler

☑️Düzenleyici kurumlar

☑️Sektörel birlikler

arasındaki ağ yoğunluğu arttıkça,

ekonomik güç yoğunlaşır.

Eğer bu yoğunlaşma:

☑️rekabet kurumlarını,

☑️demokratik denetimi,

☑️şeffaflığı,

☑️hukukun üstünlüğünü

zayıflatıyorsa,

ortaya “şirket kapitalizmi” veya “korporatif oligarşi” benzeri yapılar çıkabilir.

Bu durumda CECNI’nin ölçtüğü şey:

Kurumsal koordinasyon yoğunluğu

olurken,

şirket kapitalizmi için bu değişken:

Potansiyel açıklayıcı değişken

haline gelir.

Daha Doğru Model

Örneğin:Corporate Capitalism=f(CECNI,Market Concentration,Political Capture)Corporate\ Capitalism=f(CECNI,Market\ Concentration,Political\ Capture)Corporate Capitalism=f(CECNI,Market Concentration,Political Capture)

Burada:

☑️CECNI = kurumsal yerleşiklik

☑️HHI = piyasa yoğunlaşması

☑️Lobbying gücü

☑️Siyasi bağlantılar

☑️Düzenleyici yakalanma (regulatory capture)

birlikte açıklayıcı olur.CECNI doğrudan şirket kapitalizmini, siyasi bağlantıları, düzenleyici yakalanmayı (regulatory capture) veya otoriter yönetim biçimlerini ölçmeyi amaçlamamaktadır. Endeksin temel amacı, firmaların devlet aracılı kurumsal koordinasyon ağları içerisindeki yerleşiklik düzeyini ölçmektir. Bununla birlikte, firma düzeyindeki kurumsal yerleşiklik örüntülerinin sektörler ve ülkeler arasında sistematik olarak karşılaştırılmasına olanak sağlaması nedeniyle CECNI, şirket kapitalizmi, ekonomik güç yoğunlaşması ve devlet-piyasa ilişkilerinin dönüşümünü inceleyen daha kapsamlı araştırmalar için tamamlayıcı bir analitik araç olarak kullanılabilir. Özellikle yüksek kurumsal yerleşiklik düzeylerinin piyasa yoğunlaşması, düzenleyici yakalanma, siyasal bağlantılar ve demokratik hesap verebilirlik göstergeleriyle birlikte değerlendirilmesi, ülkelerin ekonomik ve yönetsel dönüşüm süreçlerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilmesine katkı sağlayabilir. Bu yönüyle CECNI, gelecekte geliştirilebilecek makro düzey kurumsal ve politik ekonomi endeksleri için temel bileşenlerden biri olma potansiyeline sahiptir.

Sonuç

CECNI’nin temel toplumsal katkısı, devlet-firma ilişkilerine ilişkin tartışmaları normatif veya ideolojik değerlendirmelerin ötesine taşıyarak ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir analitik çerçeve sunmasıdır. Bu yönüyle endeks, kurumsal koordinasyon ağlarının yapısını görünür kılmakta, kamu politikalarının değerlendirilmesine katkı sağlamakta ve gelişmekte olan ekonomilerde devlet-piyasa ilişkilerinin daha şeffaf biçimde analiz edilmesine olanak tanımaktadır.

Bu çalışma ile, gelişmekte olan ekonomilerde firmaların devlet aracılı koordinasyon ağları içerisindeki kurumsal yerleşiklik düzeyini ölçmek amacıyla Korporatist Ağlarda Kurumsal Yerleşiklik Endeksi’ni (CECNI) geliştirmiştir. Çalışmanın temel amacı korporatizmin varlığını açıklamak ya da test etmek değil, firma düzeyinde kurumsal yerleşiklik yoğunluğunu ölçebilecek standartlaştırılmış bir araç sunmaktır.

Bu bağlamda CECNI, korporatizm, yerleşiklik ve kurumsal meşruiyet literatürlerini bir araya getirerek çok boyutlu bir ölçüm yapısı önermektedir.

CECNI’nin teorik katkıları üç düzeyde değerlendirilebilir.

İlk olarak çalışma, korporatizm literatürünü makro düzeyden mikro (firma) düzeyine indirgemekte ve böylece literatürdeki ölçüm boşluğunu doldurmaktadır.

İkinci olarak, Granovetter’in yerleşiklik yaklaşımını operasyonel bir endeks yapısına dönüştürerek bu teorinin ampirik uygulanabilirliğini artırmaktadır.

Üçüncü olarak, kurumsal meşruiyet perspektifini ölçülebilir kurumsal etkileşim göstergeleri ile ilişkilendirerek örgütsel analiz literatürüne katkı sunmaktadır.

Çalışma, Churchill (1979) ve Hinkin (1998) tarafından önerilen ölçek geliştirme prosedürünü takip ederek:

☑️kavramsal alan tanımı,

☑️madde geliştirme,

☑️uzman değerlendirmesi,

☑️pilot uygulama,

☑️güvenilirlik ve geçerlilik analizleri

aşamalarını sistematik biçimde uygulamıştır.

CECNI bu yönüyle yalnızca teorik bir öneri değil, aynı zamanda yeniden üretilebilir bir ölçüm aracıdır.

CECNI, politika yapıcılar ve sektör düzenleyicileri için firmaların kurumsal ağlara entegrasyon düzeyini anlamada analitik bir araç sunmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde devlet-iş dünyası ilişkilerinin şeffaflığı ve koordinasyon yapılarının analizi açısından kullanılabilir.

Ancak çalışma herhangi bir politika normu önermemekte, yalnızca ölçümsel bir çerçeve sunmaktadır.

Çalışmanın bazı sınırlılıkları bulunmaktadır:

☑️Pilot uygulama tek sektörle sınırlıdır.

☑️Veri kesitsel niteliktedir.

☑️Nedensel çıkarımlar yapılmamıştır.

☑️Ölçüm göstergeleri başlangıç aşamasında geliştirilmiştir.

Bu sınırlılıklar, gelecekteki çalışmalar için genişleme alanı sunmaktadır.

Gelecek çalışmalar aşağıdaki alanlara odaklanabilir:

☑️Çok sektörlü ve çok ülkeli CECNI uygulamaları

☑️Panel veri setleri ile zaman içi değişim analizi

☑️Nedensel modellemeler (DiD, IV, doğal deneyler)

☑️CECNI ile firma performansı arasındaki ilişkilerin incelenmesi

☑️Alternatif ağırlıklandırma yöntemlerinin (PCA, PLS-SEM) karşılaştırılması

CECNI, gelişmekte olan ekonomilerde firmaların kurumsal yerleşiklik düzeyini ölçmeye yönelik yeni bir analitik araç olarak geliştirilmiştir. Çalışma, kurumsal yapıların yalnızca makro düzeyde değil, firma düzeyinde de ölçülebilir olduğunu göstermekte ve bu alandaki metodolojik boşluğu doldurmaktadır.

Bu yönüyle CECNI, hem teorik hem de metodolojik açıdan gelecekteki araştırmalar için bir başlangıç noktası sunmaktadır.

Bu çalışmanın kavramsal yapısının kurulması, dilsel optimizasyonu, akademik üslup kontrolü ve biçimlendirilmesinde, yazarın özgün fikirleri, teorik modelleri (ICTM ve MAE) ve kurguladığı hipotezler temel alınarak üretken yapay zekâ araçlarından destek alınmıştır. Metnin bilimsel içeriği, formülasyonları, teorik argümanları ve nihai hali tamamen yazar tarafından gözden geçirilmiş, akademik standartlara uygun şekilde geliştirilmiş ve onaylanmıştır.

Kaynakça

Churchill, G. A. (1979). A paradigm for developing better measures of marketing constructs. Journal of Marketing Research, 16(1), 64–73. https://doi.org/10.1177/002224377901600110 https://www.jstor.org/stable/3150876

Fornell, C., & Larcker, D. F. (1981). Evaluating structural equation models with unobservable variables and measurement error. Journal of Marketing Research, 18(1), 39–50. https://doi.org/10.1177/002224378101800104 https://www.jstor.org/stable/3151312

Granovetter, M. (1985). Economic action and social structure: The problem of embeddedness. American Journal of Sociology, 91(3), 481–510. https://doi.org/10.1086/228311 https://www.jstor.org/stable/2780199

Hair, J. F., Hult, G. T. M., Ringle, C. M., & Sarstedt, M. (2019). A primer on partial least squares structural equation modeling (PLS-SEM) (2nd ed.). Sage. https://us.sagepub.com/en-us/nam/a-primer-on-partial-least-squares-structural-equation-modeling/book244583https://eli.johogo.com/Class/CCU/SEM/_A%20Primer%20on%20Partial%20Least%20Squares%20Structural%20Equation%20Modeling_Hair.pdf

Henseler, J., Ringle, C. M., & Sarstedt, M. (2015). A new criterion for assessing discriminant validity in variance-based structural equation modeling. Journal of the Academy of Marketing Science, 43(1), 115–135. https://doi.org/10.1007/s11747-014-0403-8 https://psycnet.apa.org/record/2015-02071-007

Hinkin, T. R. (1998). A brief tutorial on the development of measures for use in survey questionnaires. Organizational Research Methods, 1(1), 104–121. https://doi.org/10.1177/109442819800100106 https://journals.sagepub.com/doi/10.1177/109442819800100106

Schmitter, P. C. (1974). Still the century of corporatism? The Review of Politics, 36(1), 85–131. https://doi.org/10.1017/S0034670500022178 https://www.rochelleterman.com/ComparativeExam/sites/default/files/Bibliography%20and%20Summaries/Schmitter%201974.pdf

Suchman, M. C. (1995). Managing legitimacy: Strategic and institutional approaches. Academy of Management Review, 20(3), 571–610. https://doi.org/10.5465/amr.1995.9508080331 https://www.jstor.org/stable/258788

Loading

Önceki
Back To Top