
Sırrın Sırrına Yolculuk-Canın Canını Aramak–
“Kendi batınındaki Sırru’l-Esrar’ı idrak edemeyen, afaktaki ilimle ne kadar çoğalırsa çoğalsın, enfüsteki hakikatte daima noksan kalır.”
Hakikat; sadece kavramlarla kuşatılan veya teknik verilerle inşa edilen bir bilgi yığını değil; varlığın tam özünde, zâtın derinliğinde tecelli eden ilahî bir nurdur. Akademik bir ömrü ilim yolunda sarf eden bizler için asıl mesele; dış dünyadan (afaktan) topladığımız malumatın, kalbimizdeki (enfüsteki) hikmetle buluşup buluşmadığıdır.
Kesrette Vahdet: Zerreden Kürreye
Zerreden kürreye her mevcudatta o Vâhid olanın izini sürebilmek; çokluğun (kesretin) gürültüsü içinde birliği (vahdeti) sezebilmektir asıl idrak. Eğer o mukaddes türküden bir kelime kaybolursa, anlamın bütünü yitirilir; bu yüzden ne böceği kuldan, ne de kulu mahlukattan ayrı görmeden, her birinde Yaradan’ın tecellisini okumak asıl gayemizdir.
Ramazan: Bir İdrak Ufku
Ramazan; yalnızca bir sabır sınavı değil, nefsin tenkisiyle özün sesini duyabilmenin en büyük imkânıdır. Bu mübarek ayda:
- Cismanî yoksunluk arttıkça, ruhun hakikate yaklaşması bu vaktin sırrıdır.
- Suskunluk derinleşip dünya kelamı azaldıkça, mananın belirginleşmesi kalbin asli lisanıdır.
- Nefis geri çekildikçe, insanın sadece bir “beşer” olmaktan çıkıp kendi hakikatiyle yüzleşerek “insan” olma yolculuğuna başlamasıdır.
Temenni ve Niyaz
Bu mübarek zamanın; bilgiyi hikmete, sabrı teslimiyete, eksilmeyi kemale dönüştürmesini niyaz ediyorum. Arınmanın, arınırken bu arınışı fark edebilmenin o ince lezzeti ve kendi hakikatiyle buluşmanın huzuru hepimizin üzerine olsun.
İlk günün bereketinin başta Türk Dünyası olmak üzere gönül coğrafyamızın tamamına sirayet etmesini temenni ediyor; Ramazan-ı Şerif’in hepimizi özümüzde saklı olan o hakiki “Can” ile aynı hakikatte buluşturmasını diliyorum.
Ramazanınız mübarek olsun...
![]()
